İstanbul'da yaşayan Halepli Hene'nin hikayesi

..

Acil nakit yardımı bir aileyi dağılmaktan kurtardı

ISTANBUL, 19 Aralık 2016 - Hene Cezmi’nin dünyası darmadağın olmuştu. Ev sahibi, İstanbul’da dört küçük çocuğuyla birlikte yaşadığı evden çıkmasını istemişti. 34 yaşındaki Suriyeli mülteci kadın paniğe kapıldı. Yardım isteyebileceği ne bir arkadaşı ne de bir akrabası vardı. Zaten az olan birkaç parça eşyasını toplayıp doğrudan otogara gitti.

O anda “Ankara’ya gitmeye karar verdiğini” anlatıyor Hene yüzü soluk, yanaklarından aşağı doğru süzen gözyaşlarıyla. “Orada bir mülteci kampı olduğunu duymuştum. Belki oraya gidince birileri bana yardım edebilirdi…”

Ancak, tam otobüse binecekken UNICEF destekli Çocuk ve Aile Destek Merkezi’nde kendisiyle ilgilenen kişiyi aradı. Merkezin saha çalışanları derhal otogara gelerek kendisini, 12 yaşındaki kızı Şahid ile 11 yaşındaki Esra’yı, 3 yaşındaki oğlu Muhammed’i ve 2 yaşındaki Hasan’ı olmak geçici olarak bir otele yerleştirdi. Ardından da Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) tarafından yönetilen merkez kendisine başka bir yer aramaya koyuldu.  

Suriye'den ayrılıp İstanbul'a yerleşince, Esra Cezmi (S) annesi çalışırken erkek kardeşlerine bakmak zorunda kaldı, Şahid (2S) ise pazarda çalıştı. Dördü de Aralık ayında okula başlayabildiler.

Hene ailesiyle birlikte savaşın harap ettiği Halep’ten kaçıp Türkiye’ye sığındığı 2013 yılından bu yana çok büyük zorluklarla boğuşuyor. Yaşamın giderek güçleşmesi sonucu üzerine karanlık bir umutsuzluk çökmüştü. SGDD onu otogardan aldığında uçurumun kenarında toplumdaki çatlaklardan aşağıya düşmek üzereydi.

Hene’nin kocası Halep’te terzilik yapıyordu. Kaldıkları bina bir roketle yıkıldığında aile Türkiye’ye göçtü. Kalabalık bir Suriyeli mülteci nüfusunun yaşadığı İstanbul’a yerleştiler ve burada da kocası terzi olarak iş buldu. Ailesinin büyük bölümünün son çatışmalarda öldüğünü öğrendikten sonra kocası 2015 yılında Halep’e geri döndü. Hene o günden beri kocasından haber alamadı.

Kocası gidince Hene ve çocukları ana gelir kaynaklarından yoksun kaldı. Hene zaman zaman günde 40 TL’ye (13 dolar) temizlikçi olarak çalıştı. Ama yetmiyordu. Kayınbiraderi de seferber oldu. Çalışmak zorunda olduklarından çocuklar okula gidemiyordu. 11 yaşındaki Esra iki küçük kardeşine bakarken 12 yaşındaki Shadid pazarda amcasıyla birlikte çalışıyor, ağır kutuları taşıyordu. Shadid sık sık pazardaki diğer esnafın tacizine maruz kaldı. Kimi günler annesi onu işe zorla gönderiyordu. Aile yine de ay sonunu ancak getirebiliyordu.  

Hene büyük sıkıntı ve çaresizlik içindeydi, yardıma ihtiyacı vardı. Bir komşusundan Çocuk ve Aile Destek Merkezi’ni duydu. Merkezdeki çalışanlar onu terapi görmesi için merkezin psikoloğu Emine’ye yönlendirirken, üç küçük çocuk merkezin Çocuk Dostu Alanı’nın düzenli ziyaretçileri haline geldi. UNICEF, Cezmi ailesi gibi aileleri Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları Genel Müdürlüğü’nün (ECHO) sağladığı kaynaklarla destekliyor.

“Emine ve diğer tüm çalışanlarıyla birlikte merkez kendimi güvende hissedebildiğim tek yer oldu,” diyor Hene, yüzünde beliren utangaç bir gülümsemeyle.  

Merkezde çalışanlar, birkaç ay önce Shadid’in amcası lösemi teşhisiyle hastaneye kaldırıldığında ailenin en küçük üç çocuğunun mahalledeki okula kaydedilmesine yardımcı oldu. Şahid artık pazarda tek başına çalışmak zorunda ve maruz kaldığı tacizler daha da yoğunlaşarak devam ediyor.

Aile ile ilgilenen merkez çalışanı Beril Sönmez, Şahid’in durumuyla ilgili çok kaygılı olduklarını söyleyerek “Yanında amcası olmayınca Şahid’in cinsiyet temelli şiddete maruz kalabileceğinden ve çok kaygılandık” diye durumu anlatıyor. Sönmez, Hene evini kaybettikten sonra merkezin sağladığı desteğin yarattığı kırılgan düzenlerinin neredeyse yerle bir olduğunu da sözlerine ekliyor.  

Hene, kendisine sağlanan yardım sayesinde başka bir ev ararken birkaç gün boyunca otelde kalabilme fırsatı bularak son derece önemli bir zaman kazandı. Bir hafta içinde yeni bir ev buldu ve kira yardımı için kayıt yaptırdı. Merkezdeki çalışanlar karışık bürokratik prosedürleri yerine getirmesinde ve çocukların okula kaydedilmesine ona yardımcı oluyor. Hene’nin ise artık tam zamanlı bir temizlik işi buldu ve düzenli geliri var. Böylece Şahid artık pazarda çalışmak zorunda değil. Çocukların hepsi bir hafta içinde okula başlayacak.

Esra ise okula gideceği için heyecanlı. Daha şimdiden gelecek için planlarını yapıyor. “İleride polis olmak istiyorum. Kimse bana ve kardeşime bir daha kötü söz etmesin diye,” diyor Şahid’i kastederek. “Onu koruyacağım.” 

UNICEF Hakkında
UNICEF her çalışmasında çocukların haklarını ve iyiliğini gözetmektedir. Ortaklarımızla birlikte 190’dan fazla ülkede ve bölgede yürüttüğümüz çalışmalarda bu taahhüdü pratik eyleme dönüştürüyoruz. Nerede olurlarsa olsunlar her çocuğun yararını gözeterek en güç durumdaki ve dışlanmış çocuklara ulaşmak için özel bir çaba gösteriyoruz.

UNICEF ve çalışmaları hakkında daha fazla bilgi için: www.unicef.org.
 
Bizi Twitter ve Facebook üzerinden takip edin.